Haberler

4 Şubat Dünya Kanser Günü Basın Açıklaması

 4 Şubat Dünya Kanser Günü Basın Açıklaması

Kanser, dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemidir ve toplumlarda önemli bir sosyoekonomik yüke, bireylerde de maddi ve manevi kayıp ve zorluklara yol açmaktadır. Bunun yanı sıra kanserin önemli bir kısmının önlenebilir olması bu konuya verilen önemin de giderek artmasına yol açmıştır ki bu amaçla oluşturulan “Dünya Kanser Günü” her yıl 4 Şubat Günü Kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla dünya genelinde 04 Şubat günü değişik etkinlikler yapılmaktadır.

Her yıl dünyada yaklaşık 10 milyon insan kanser nedeniyle ölmektedir. Bu sayı yıllardan beri ölüm nedenleri arasında ilk sırada olan kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Son yıllarda dünya genelinde kansere yakalanma sıklığı artış göstermiş ve yıllık 15 milyona ulaşmıştır.

Dünya’da en çok tanı konulan kanserler akciğer (%13,0), meme (%11,9) ve kolon (%9,7) iken kanserden ölümlerin ise en çok akciğer (%19,4), karaciğer (%9,1) ve mideden (%8,8) gerçekleştiği belirtilmiştir. Uluslararası kanser ajansı verilerine göre, kanser artış hızının bu şekilde devam etmesi durumunda, Dünya nüfusunun artışına ve nüfustaki yaşlanmaya bağlı olarak 2025 yılında toplam 25 milyon yeni kanser vakası olacağı tahmin edilmektedir.

Gerek kanser vakalarının (%56,8) gerekse de kanserden kaynaklanan ölümlerin (%64,9) yarısından fazlasının az gelişmiş ülkelerde olduğu görülmektedir.

Kanser hastalığının görülme sıklığının artması, neden olduğu maddi ve manevi sıkıntılar nedeniyle Uluslar Arası Kanser Kontrol Örgütü(UİCC) 2013 yılında Dünya Kanser Bildirgesi’ni yayınlamıştır. Bu bildirge hükümetleri sağlık politikalarında kanser yükünü azaltmak ve kanser kontrolünü sağlamak için çalışmaya davet etmektedir.

Bakanlığımızda dünyadaki gelişmeleri yakından izlemektedir ve artan kanser yükünü karşılamak ve azaltmak amacıyla  “Ulusal Kanser Kontrol Programı” çalışmalarını başlatmış ve yürütmektedir.

Tütün kullanımının azaltılmasına yönelik “Dumansız Hava Sahası” kampanyası başlatılmış ve bu kampanya yasalarla desteklenmiştir. Türkiye Obezite(Şişmanlık) İle Mücadele ve Kontrol Programı”  ve fiziksel aktivite artışı için “Türkiye Sağlıklı Beslenme ve  Hareketli Hayat Programı” programları başlatılmış ve bu programlar kamu spotlarıyla desteklenmiştir.. Aşılama programlarına hepatit B Virüsü aşılaması dahil edilerek karaciğer kanserlerinin azaltılması hedeflenmiştir. Alkol tüketiminin azaltılmasına yönelik çalışmalar da yine kamu spotları ile toplumun tüm kesimlerine ulaştırılmaya çalışılmakta ve bu yolla kanser hastalığının önemli risk faktörleri azaltılmaya çalışılmaktadır.

Kanser tedavisinde en önemli unsur erken tanı olması nedeniyle bakanlığımız bu alana büyük yatırım yapmaktadır. Bu konuda da ülkemizde önemli çalışmalar yürütülmektedir. Tüm illerimizde ve büyük ilçelerimizin bir kısmında açılan Kanserde Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerimizin (KETEM) sayısı 126’ya ulaşmıştır. Bu yıl 40 yeni KETEM ve 10 tane yeni mobil ünitenin hizmete açılmasının planlandığı bildirilmektedir. Bu çalışmalarıTürkiye Halk Sağlığı Kurumumuz koordine etmektedir ve Aile Hekimleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve KETEM merkezlerinde tüm bu erken tanı tarama işlemleri ücretsiz olarak yapılmaktadır.  KETEM sayılarının arttırılarak 2018’e kadar 254’e çıkarılması bakanlığımızın hedefleri arasındadır.

Kanser tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ülkemizde kanser tanısı konduktan sonra bu hastaların tedavilerinin yapıldığı “Kanser Teşhis ve Tedavi merkezleri” bulunmaktadır. Hastaların cerrahi tedavilerinin, kimyasal tedavi ve radyo terapilerinin yapıldığı bu merkezlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bakanlığımıza bağlı hastanelerde bu tedaviler yapılabilmektedir ve hastalarımızdan hiç bir ilave ücret alınmamaktadır.

Yine bakanlığımızın planlamaları dahilinde hastanelerimizde Palyatif Bakım Merkezleri açılmaya başlamıştır. Kanser hastalarının son dönemlerini ağrısız ve hayat kaliteleri artmış bir şekilde geçirebilmeleri için hizmet veren bu merkezler çok önemli bir işlevi yerine getirmektedirler.

Biz sağlıkçıların en önemli görevleri arasında, kanserle ilgili yanlış bilgi ve inanışları yok etmek için halkımıza en doğru bilgileri vermek ve ihtiyaç duydukları erken tanı, ileri tanı, tedavi ve tedavi sonrası bakım hizmetlerini alabilecekleri sağlık kuruluşları hakkında halkımızı bilinçlendirmek bulunmaktadır. Çünkü kanser tedavisi kolayca insanlarımızın kandırılabildiği ve hiçbir bilimselliği olmayan yöntemlerle umut tacirlerinin halkımızı sömürdüğü bir alandır. Halkımız bu kişilere itibar etmemeli ve kafalarına takılan her türlü soruyu aile hekimlerine, toplum sağlığı merkezlerinde, KETEMlerde ve hastanelerimizde görevli doktorlarımıza sormaktan çekinmemeleri gerekmektedir.

Kanser bir halk sağlığı problemidir ancak bilinmesi gereken en önemli şey alışkanlıklarımızı değiştirerek, sağlıklı beslenerek, alkol ve tütün ürünlerinden uzak durarak ve hareketli bir yaşam tarzı benimseyerek kanser riskimizi azaltmak bizim elimizdedir. Tüm bunlara rağmen kanser hastalığına yakalanırsak erken tanı ve tarama programları sayesinde tedaviye erken başlanması tedavi şansımızı arttıran bir unsurdur.

 

Haber Listesine Geri Dön