Haberler

CÜZZAM(LEPRA) HAFTASI

CÜZZAM(LEPRA) HAFTASI

Her yıl Ocak ayının son haftası “ Cüzzam Haftası ” son Pazar günü de “ Dünya Cüzzam Günü ” olarak ilan edilmiştir.Bu konuda toplumun ve sağlık personelinin eğitilmesi son derecede önemlidir. Lepra(cüzzam), dünyada halen birçok kişiyi etkileyen, yaptığı yıkım ve deformitelerle ciddi sağlık problemlerine ve neden olduğu sakatlıklarla işgücü kaybına yol açan önemli bir klinik problemdir. Bu açıdan sosyal prognozu ağır hastalıkların başında gelmektedir. Uygulanan kontrol programları ile belirli başarılar elde edilmesine rağmen 21. yüzyılda dahi halen sosyal yönden problem olan bir hastalık olarak varlığını sürdürmektedir. Lepra bugün için Amerika ve Avrupa ülkelerinde sağlık problemi olmaktan çıkmıştır. Sosyoekonomik yönden geri kalmış toplumlarda ise halen belli sayıda hasta olup önemli bir toplum sağlığı problemi olmaya devam etmektedir. Ülkemizde hasta sayısı önemli ölçüde azaltılmış ve DSÖ’nün lepranın bir toplumda sağlık problemi olmaktan çıkarılması için öngördüğü şekilde hastalık prevalansı 10 000’de 1’in altına indirilmiştir. Lepra bugün dünyada olduğu gibi Türkiye’de sayıca çok az kalmıştır. Cüzzamla savaşta temel nokta hastaların tanınması, tedaviye alınması, enfeksiyon zincirinin kırılarak yeni vakaların ortaya çıkmasının önlenmesi ve mevcut hastaların da tedavi ve rehabilitasyonları sağlanarak topluma sağlıklı bir birey olarak kazandırılmalarıdır. 

Lepra, “Mycobacterium leprae” isimli basil tarafından oluşturulan, kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık öncelikle çevresel sinirleri ve deriyi etkiler. Lepra, karaciğer tutulumu ve reaksiyonel evrede görülen böbrek tutulumu (glomerulonefrit) dışında hayatı tehdit eden bir hastalık değildir. Hastaların büyük kısmı toplumdaki diğer ölüm nedenleriyle kaybedilirler. Lepra basilinin tek kaynağı insandır. Mycobakterium lepra çok yavaş çoğalır, kuluçka süresi 3-12 yıl arasında değişmekle birlikte, ortalama 2-4 yıldır. Belirtilerin görülmesi bazen 25 yılı bulabilir. Ağız ve burun salgıları ile yakın ve uzun süreli temas (ısırık, tırmalama, yaralanma) sonucu damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Çocuklar hastalığa karşı daha duyarlıdır. Hafif deri belirtisinden, geniş yayılımlı çevresel sinir sistemi, göz, kemik, kas ve diğer dokuların tutulduğu, şekil bozuklukları ve sakatlıkların geliştiği bir tabloya kadar değişir.

Lepra pek çok deri ve sinir hastalığını taklit eder. Lepra hastalığının sık görüldüğü bölgelerde ya da ailesinde lepra hikayesi olan kişilerde hastalık genellikle gözden kaçmaz ve tanı kolaylıkla konulabilir. Lepra insidansının düşük olduğu bölgelerde akla gelmemesi nedeniyle tanı konulması güç olabilmektedir. Hastaların büyük bir kısmında lepra tanısı basit muayenelerle konabilir. İyi bir anamnez, bulguların değerlendirilmesi ve burun ve deriden alınan örneklerin incelenmesiyle kesin tanı konur. Lepra, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen bir hastalıktır. Erken tanı ve tedavi ile kalıcı sakatlıkların oluşması önlenebilir. Tedavide, Dünya Sağlık Örgütü’nün uyguladığı çok ilaçlı tedavi (Multi Drug Therapy=MDT)  protokolü uygulanır ve 6-12 ay gibi kısa bir sürede tedavi edilebilir.

Ülkemizde Lepra hastalığı bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar kapsamında olup halen “Lepra Eradikasyon Programı” uygulanmaktadır. DSÖ lepra için eliminasyonu, hastalık prevalansının 10.000’de 1 vakanın altına indirilmesi olarak tanımlamış olup, ülkemizde de hastalık prevalansı 10,000’de 1 vakanın altındadır. Ülkemizde 2016 yılında 3 yeni vaka tespit edilmiştir. Kayıtlı lepralı hasta sayısı 623 olarak saptanmıştır.Lepra hastalarının tedavi ve takipleri dermatoloji kliniklerinde yapılmaktadır. Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz karşılanmaktadır.

Haber Listesine Geri Dön